REKLAM
Konjugasyon, biyolojide, genellikle aynı türden iki hücrenin geçici olarak doğrudan fiziksel temas kurarak aralarında genetik materyal (DNA) aktarması olayıdır.
Konjugasyonun temel amacı genetik çeşitlilik sağlamaktır; bu bir üreme şekli değildir, çünkü birey sayısı genellikle artmaz (ancak Paramesyum’da dolaylı olarak artış görülebilir).
Konjugasyon en yaygın olarak iki farklı canlı grubunda görülür:
1. Bakterilerde Konjugasyon (Prokaryotlarda)
- Amaç: Bir bakteriden diğerine genetik materyal (çoğunlukla plazmid adı verilen küçük, dairesel DNA parçaları) aktarımı.
- Mekanizma: Verici (F+ veya “erkek”) bakteri, alıcı (F- veya “dişi”) bakteriye doğru uzanan, içi boş bir tüp olan seks pilusu (veya konjugasyon köprüsü) oluşturur. Plazmidin bir kopyası bu köprü aracılığıyla alıcı hücreye aktarılır.
- Sonuç: Aktarım sonucunda alıcı bakteri de plazmidi alır ve genetik olarak yeni özellikler kazanır (örneğin antibiyotik direnci) ve kendisi de verici (F+) hale gelebilir. Birey sayısı artmaz, sadece genetik yapı değişir.
2. Paramesyumda Konjugasyon (Ökaryotlarda)
- Amaç: İki Paramesyumun (tek hücreli ökaryot canlı) yan yana gelerek çekirdek materyali (genellikle mikronükleus) değişimi yapması.
- Mekanizma: İki Paramesyum geçici olarak birleşir ve sitoplazmik köprü kurar. Çekirdekleri mayoz ve mitoz bölünmeler geçirir, ardından karşılıklı olarak haploit (tek takım) çekirdekleri değiş tokuş ederler.
- Sonuç: Çekirdekler birleşerek genetik olarak farklı yeni çekirdekler oluşturur. Bu olay genetik çeşitliliği sağlar ve genellikle konjugasyonun tamamlanmasının ardından hücre bölünmeleriyle (eşeysiz üreme) birey sayısında artışa neden olur.