REKLAM
Aşağıdakilerden hangisi bilimin ortaya çıkış sebebini en kapsamlı şekilde ifade eder?
A) İnsanın varlığı anlama ve hayatı kolaylaştırma çabası
B) Ahlaki ilkeleri oluşturma ihtiyacı
C) Sonraki nesillere daha iyi miras bırakma isteği
D) Doğayı yaşamı koruma gayreti
E) Yeni gezegenler keşfetme isteği
Bu soru, felsefe ve bilimin temel motivasyonlarını sorgulayan, ÖSYM’nin hem TYT Felsefe hem de Bilgi ve Kültür testlerinde karşımıza çıkarabileceği türden bir sorudur.
Doğru cevap: A) İnsanın varlığı anlama ve hayatı kolaylaştırma çabası.
Neden A Seçeneği En Kapsamlıdır?
Bilimin doğuşu tek bir nedene indirgenemez, ancak A şıkkı bu süreci iki ana sütun üzerine kurarak en geniş özeti sunar:
- Varlığı Anlama (Teorik/Merak Boyutu): İnsan, doğası gereği merak eden bir varlıktır. “Gökyüzü neden mavi?”, “Hastalıklar nasıl oluşur?”, “Maddenin en küçük birimi nedir?” gibi sorular insanın evreni anlamlandırma ihtiyacından doğar. Bu, bilimin teorik yönüdür.
- Hayatı Kolaylaştırma (Pratik/Fayda Boyutu): Sadece anlamak yetmez; insan, doğayı kendi yararına dönüştürmek ister. Tarımda verimliliği artırmak, hastalıkları iyileştirmek veya ulaşımı hızlandırmak gibi pratik ihtiyaçlar bilimin teknolojiye dönüşmesini sağlar.
Diğer Seçenekler Neden Eksik Kalıyor?
- B) Ahlaki ilkeler: Bu daha çok dinin ve felsefenin (etik) alanına girer. Bilim “ne olduğu” ile ilgilenirken, ahlak “ne olması gerektiği” ile ilgilenir.
- C) Miras bırakma: Bu bir sonuçtur. Bilim yapıldığı için miras kalır, ancak bilimin ana itici gücü (temel sebebi) sadece miras bırakmak değildir.
- D) Doğayı koruma: Bu modern bir kaygıdır. Bilimin doğuşunda doğayı korumaktan ziyade, doğayı kontrol altına alma ve ondan faydalanma isteği daha ağır basmıştır.
- E) Yeni gezegenler: Bu bilimin çok spesifik ve modern bir alt dalıyla ilgilidir. Bilimin genel ortaya çıkışını açıklamak için çok dar bir kapsama sahiptir.
ÖSYM Gözüyle Bilimin Doğuşu
ÖSYM bu tarz sorularda genellikle Merak, Hayret ve İhtiyaç üçlemesine odaklanır. Bilim; Mezopotamya ve Mısır’da pratik ihtiyaçlarla (nil nehrinin taşması -> matematik/geometri) başlasa da, Antik Yunan’da “sadece bilmek için bilmek” (felsefi merak) ile sistematik hale gelmiştir.